Nan A Lee – Kore Öyküleri

Merhaba,

Bugünkü yayınımda Lee Nana tarafından derlenip çevrilen ve 2001 yılında İletişim Yayınlarından basılmış olan Kore Öyküleri isimli eseri ele alacağım.

Kore Öyküleri  6 farklı yazarın öykülerinin derlendiği  toplamda 7 öykü içeren bir kitaptır ve 238 sayfadan oluşmaktadır.

Kitabı derleyen ve Korece’den Türkçe’ye çeviren Lee Nana  hakkında önceki yayınımızda detaylı bilgilere yer vermiştik, merak edenler o yayınımıza üstteki linkten ulaşabilirler.

O yüzden ben hemen Kore Öyküleri derlemesinde yer alan öykülere kısaca bir göz atmayı istiyorum..

İlk öykü Pak Bum Sin – Bizim Cenaze; Seul’deki gecekondu mahallesinde dilsiz bir eş, küçük çocuğu ve sürekli et yemek isteyen yaşlı kayınvalidesi ile yaşayan, bir bacağı yaşadığı kazadan dolayı sakat kalan Bong Ju’nun evinin kapısını araladığımız bir hikaye. Kayınvalidesi öldüğü için onun cenaze masraflarını karşılayamadığından imkanları dahilinde bir çözüm ararken karlı bir kış günü kapılarına hafızasını kaybetmiş hasta bir adam gelir ve onlarla iş birliği yapar. Hikaye herkesi şaşırtacak bir sona sahip.

İkinci öykü Lee Mun Yol – Bu ıssız istasyonda; Başkarakterin gözünden anlatılan bu hikayede küçük yaşında babasını kaybetmesinin ardından ailesinin ona artık babasının  çok uzaklarda olduğunu söylemesi üzerine her gün istasyona gidip onu beklemeye başladığına şahit oluruz. Hikayede zamanla istasyonun başkarakterin mekanı oluşunu gözler önüne seriyor. Zamanının çoğunu trenleri ve makinistleri seyrederek geçiren karakter, bir gün burada çalışmaya başlayan yaşlı adam ile tanışıyor ve ikili aralarındaki yaş farkına aldırmadan bir arkadaşlık kuruyorlar. Yaşlı adamdan istasyonda çalıştığı sürece tanık olduğu olayları dinleyerek Kore toplumunun toplumsal tarihini oluşturan süreci birebir öğrenmeye başlıyor. Baş karakter büyüdükçe insanların yaşamlarının da aslında birer istasyonlardan oluştuğuna dair geliştirdiği düşünceleri hikayeyi ilgi çekici kılıyor.

Üçüncü öykü Choe Yun’un  Gri Kardan Adam isimli öyküsü; annesinin evi terk edip Amerika’ya gitmesi sonucu teyzesiyle yaşayan genç bir kızın Seul’e okumak için geldiğinde burada tesadüfen gizli bir cemiyetin içine girişinin öyküsü. Yaşamını sağlamak için öğrencilere ders veren ve kitaplar çeviren Kang Ha Won, en çok da yasaklı kitapları alıp biriktirmeyi seviyor. Ancak parasının yetmediği durumlarda bu kitapları satması gerekiyor. İşte böyle bir durumda kitapçıda An ile karşılaşıyor ve kendisini yasaklı yayınların gece baskılarının yapıldığı Koreliler Cemiyeti ekibinin içinde buluyor.

Dördüncü öykü Lee Chong Chun’un Karlı Yol öyküsü. ; Kasabada yaşayan yaşlı annesini ziyarete gelen oğlu ve gelininin hikayesi. İki erkek çocuğu olan annenin büyük oğlunun kendini içkiye verip erken yaşta ölmesi sonucu onun eşi ve çocukları ile yaşadığını görüyoruz. Küçük oğlu ise kasabadan ayrılmış ve annesi ile araları çok da iyi değil. Tıpkı geçmişte Seul’e giderken evini ve annesini terk ettiği gibi ziyaretini kısa tutup oradan ayrılmak istese de annesinin yalnızlığı ve geçmişe dair hatıraları gelininin sorduğu sorularla aydınlanıyor.

Lee Mun Yol’un Nasıra’yı hatırlıyor musunuz? isimli öyküsü kitaptaki beşinci öykü. Bir tren kompartımanında tesadüfen buluşan iki adamın konuşmalarına tanık oluyoruz. Kim Hoca’nın karşısındaki adamın çocukluğunu geçirdiği yetimhanedeki çocuklardan biri olduğuna dair inancı doğrultusunda adama sürekli orada öne çıkan anıları anlatıp orayı hatırlatmaya çalışmasıyla geçiyor yolculuk. Adam Kim Hocanın neden bahsettiğini bilmediğini ısrarlı bir şekilde bildirmesine rağmen Kim Hoca hikayesini anlatmaktan vazgeçmiyor. Hem Kim Hoca’nın hikayesinin sonu hem de Nasıra’yı hatırlıyor musunuz? isimli genel hikaye şaşırtıcı bir sonla bitiyor.

Altıncı öykümüz 이범선 Lee Bom Seon’un Turna Mahallesi Sakinleri. Turnaların her sene geldikçe bolluk ve bereket getirdikleri, şenlikler düzenlediği mahallede Japon işgal dönemi boyunca hiç turna gelmiyor. Bu sırada muhtarın torunları olarak gördüğü Toki (muhtarın torunu), Bongnae (kız) ve Pau (isyancı)’nun hikayesi başlıyor.

Lee Oi Seo’nun Asya’da nadir olarak görülen bir kelebeğin peşine düşen karakterinin hikayesi olan Callipogon Reliclus Semenov kitaptaki son öykü. İki erkek kardeşten küçük olan doğduğunda özel biri olduğuna dair halkın ve ailenin düşünceleri ile birlikte bu iki kardeşin  birbiriyle ilişkileri konu ediniliyor. Anneleri öldükten sonra Tao ustası olmak için  dağa çıkan kardeş ve Japonya’ya satmak için böcek kaçakçılığa başlayan abinin tekrar buluşmalarına dair ilginç bir hikaye kurgusuna sahip.

Okuması oldukça keyifli olan bu kitaptaki yazarlar Kore edebiyatına kazandırdıkları eserleri ile pek çok ödül almış önemli edebiyatçılar olarak karşımıza çıkıyor. Bu yazarların içerisinden daha önce Lee Mun Yol’un Değişen Kahramanımız, Lee Chong Chun’un Kahin isimleri eserlerini sizlere tanıtmıştım. Onlara da kanalımızda ulaşabilirsiniz.

Sizler de Lee Nana ’nin derlediği Kore Öyküleri’ne dair yorumlarınızı bırakırsanız seviniriz.

Gelecek yayında bir başka eser ile görüşmek üzere,

Hoşçakalın!

Youtube kanalımızda yukarıda okuduğunuz yazının podcastini dinleyebilirsiniz;

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s