Seyahat

Seyahat mesafesi artıkça, heyecanını, mutluluğunu ve bilinmezliğini o derece arttırıyor insanın. Aslında ilk seyahat zihinde başlıyor, beynin tüm hücreleri hareket etmekten kendini alıkoyamıyor. O küçücük valiz kocaman bir dünya oluyor, içerisine bir sürü eşya ve hayal sığdırmaya çalışıyor. Neler giyecek? nerede giyecek? ne zaman giyecek? şunu da mı alsa acaba? Dimağa şaplaklar.. İnsanın çakralarını açtığı çok nadir zamanlar gibi, eve dönünceye dek etkisi bitmeyecek. İstasyona/Havaalanına giderken peşine taktığı kilolarca ağırlıktaki valiz, aklındaki sonsuz hayal ve düşünce hiç de ağır gelmez insana, bineceği vesaite zamanında yetişmenin vereceği telaşla. Farklı olduğunu hissettiği ilk an, koltuğuna oturup çevresine baktığında hiç tanımadığın insanları gördüğünde başlar, Sherlock Holmes oluverir bir anda, Hafıza Sarayı’nın kapılarını açar. Artık kendini biraz daha huzurlu hisseder.

Gideceği yere vardığında da etrafında ne konuşuluyor ne anlatıyorlar anlamaz, o yüzden algıları da daha açık olur. Anı yaşar, ne kadar şehrin sokaklarında kaybolurcasına dolaşsa da o kadar kendini bulur insan.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s