Euny Hong – Nunçi:Korelilerin 5000 Yıllık Başarı ve Mutluluk Sırrı

Merhaba, bu yazımda sizlere Koreli-Amerikan gazeteci yazar Euny Hong’un 2019’da kaleme aldığı 2020’de de Kuraldışı Yayıncılık tarafından Seda Toksoy çevirisi ile dilimize kazandırılan Nunçi isimli kitabı tanıtmak istiyorum.

Kore kültürüne ve diline ilgisi olmayanların Nunçi de ne ola ki sorularını hemen cevaplayalım. Nunçi (눈치)’yi ben en kısa şekilde farkındalık ve uyum sağlama becerisi olarak nitelendiriyorum. Örneğin karşındaki kişinin söylediklerinden aslında kast ettiği şeyin ne olduğunu anlamak, biraz satır aralarını okumak ve buna göre aksiyon almak gibi. Türkçe’si Leb demeden Leblebi’yi anlamak gibi düşünebiliriz. Uyanık olmak, ortamı incelemek ve sezmek. Asıl senden beklenilen şeyin ne olduğunu anında (en hızlı şekilde olması önemli çünkü nunçi de hız her şey demek) “çakmak” ve ona göre kendini konumlandırmak.

İşte bu kitapta da yazar Korelilerin kültürlerinde belki de 6. hissin bir varyasyonu olarak kabul edebileceğimiz nunçi kavramının aslında hepimizin hayatında olduğunu ancak bunu kullanıp kullanmadığımızın çok da farkında olmadığımızı vurguluyor. Nunçi nedir? sorusuyla başladığı kitapta verdiği tanım da hayli şiirsel geldi bana.

Göz tartımı ya da ahenk, güven ve bağ oluşturmada başkalarının düşünce ve duygularını incelikle tartma sanatı.

Bunun ardından Kore’nin yakın tarihine odaklanarak, Korelilerin ülkelerini ekonomik bir güç haline getirişlerinin temelinde, gelişen ülkeleri gözlemlemekte, anlamakta ve uygulamaya sokmakta bu Nunçi becerilerini çok iyi kullanmaları olduğunu ifade ediyor. 19. yüzyıldaki uzun çalkantılı siyasi ve toplumsal hayatın ardından gelen Kore Savaşı ile tamamen yok olan bir ülkenin, nasıl küllerinden bu kadar hızlı doğduğuna verilen tek cevabın Nunçi olması hayli iddialı. Ardından gelen ikinci bölüm olan Bir Kore Süper Gücü başlığı altında da bu iddianın temelleri örneklerle zenginleştirilerek verilmeye çalışılıyor.

İkinci bölümde benim en çok dikkatimi çeken bir Koreli’nin gözünden 2018’de yapılan Güney Kore-Kuzey Kore Zirvesi’ndeki iki liderin, Moon Jae-in ve Kim Jong-un, tüm görüşme boyunca nunçileri sayesinde birbirlerine üstünlük göstermemeye dikkat ederek simetrik bir şekilde hareket etmelerini ele alışıydı. Yazara göre bu sayede birbirlerine olan davranışlarından hiçbir karşıt anlam üretilmemesine dair sözsüz olarak aldıkları bu önlemler dünyaya karşı iki ülkenin birleşmesinin olmasa da Koreli olarak “bir ve eşit” olduklarının bir yansıması. Bu bölümde ayrıca Kore’nin tarihinden günümüz modern Kore’sine nunçinin toplumda ne kadar önemli görüldüğü de ifade ediliyor.

Üçüncü bölüm olan Nunçi Engelleri bölümünde Nunçi ve Empati’nin karşılaştırılması yapılırken, bu bölümde her bölümün sonunda olduğu gibi okuyucuya sorulan sorular kendi kendinizin Nunçi seviyesini belirlemekte yardımcı oluyor. Olaylar karşısında seçeceğiniz tavrı belirleyen seçeneklerden hangisi sizin Nunçi’nizin hızlı ve yüksek olduğunu hangisinin ise Nunçi’den ne kadar uzak olduğunu açıklamalarıyla anlatmış. Seçilen olaylar da günlük hayatımızda belki de her gün denk geldiğimiz olaylardan olunca bu soru cevap bölümleri kitabı okurken eğlenceli bir hale getiriyor.

Bundan sonraki bölümler ise şu başlıklara sahip ve başlıklar bu bölümlerin neleri içerdiğini, neler beklememiz gerektiğini gayet açıklar nitelikte.

  • Dördüncü bölüm: Nunçi’sizlik ya da Nasıl Arkadaş Kaybedilir ve İnsanlar Uzaklaştırılır?
  • Beşinci bölüm: İki Göz, İki Kulak, Bir Ağız
  • Altıncı bölüm: İlk İzlenimlerinize Güvenmek
  • Yedinci bölüm: Nunçi ve İlişkiler
  • Sekizinci bölüm: İşyerinde Nunçi
  • Dokuzuncu bölüm: Gergin İnsanlar İçin Nunçi.

Yazar bu bölümler içerisinde kendisini bu kitabı yazmaya iten yaşamını da bizlerle paylaşıyor. Amerika’da New Jersey kentinde doğan yazar 12 yaşındayken ailesi ile birlikte dilini bile bilmediği ana vatanına Kore’ye göç ediyor. Bu yaşına kadar gittiği okuldan, yaşadığı çevreden bambaşka bir ortama uyum sağlamada başarılı olmasının nedeninin yaptığı hatalar sayesinde geliştirdiği nunçisi olduğunu belirtiyor.

Kaynak: Euny Hong’s twitter

Yazar Euny Hong, Seul’de geçen okul yaşamının ardından üniversite okumak üzere tekrar Amerika’ya dönüyor ve gazetecilik kariyerinde ilerliyor. Bir taraftan da Kore kültürünün Amerika’daki ilgi çeken ancak çok bilinmeyen yönlerini ele alan kitaplar yazıyor. Bugün tanıtımını yaptığım Nunçi’nin yanı sıra henüz dilimize çevrilmeyen iki kitabı daha mevcut. Bunlar da The Birth of Korean Cool: How One Nation Is Conquering the World Through Pop Culture ve tüm dünyadan örneklerin yer aldığı Kept: A Comedy of Sex and Manners isimli kitapları. Yazım dili oldukça akıcı olan Nunçi’den sonra bu kitapları da merak etmiyor değilim. Dilimize kazandırılıp kazandırılmayacağını ilerleyen süreçte göreceğiz.

Tabii ki kimse nunçisini geliştirdiği diye %100 hatasız olamaz ancak ne kadar anlayışımızı yükseltip, girdiğimiz ortamı bir bakışta okuyup, işaretlerin farkına varıp ona göre kendi yolumuzu çizme veya rolümüzü belirleme konusunda ilerlersek hayat belki de daha az yıpratıcı olabilir.

Konuya ilgisi olanlar için yazarın bu konuda yaptığı söyleşi ve konuşmaları aşağıya link olarak ekleyeceğim.

Sizin de nunçi ile ilgili anılarınız varsa bizimle yorum olarak paylaşırsanız seviniriz.

Gelecek yayında başka bir eser ile görüşmek üzere,

Hoşçakalın!

Yazarın söyleşi ve konuşmaları için; 1, 2, 3, 4

Haemin Sunim – Yalnızca Yavaşladığında Görebileceğin Şeyler

Merhaba,

Bu yayınımda sizlere Koreli Zen Meditasyonu Budist Eğitmeni Haemin Sunim’in (혜민스님) Türkçe’ye Yalnızca Yavaşladığında Görebileceğin Şeyler olarak çevrilen kitabını tanıtmak istiyorum.

Pegasus Yayınları tarafından 2018’de yayınlanan bu eser, Sevinç Seyla Tezcan’ın İngilizce baskısı üzerinden yaptığı çeviri üzerinden dilimize kazandırılmıştır. Toplamda 265 sayfa olan eser 8 bölümden oluşmaktadır.

Başlangıç olarak kitabı elinize aldığınızda baskısından ve içini daha okumadan şöyle bir karıştırdığınızda karşınıza çıkan rengarenk ama huzur verici resimler kitaba karşı bir merak duygusu uyandırıyor. Aslında isminden de anlaşılabileceği üzere hayatın koşturmacası içerisinde bizleri bilinçaltımızda oldukça etkileyen ama üzerine düşünme fırsatı bulamadan yaşamaya devam ettikçe yaşam kalitemizi düşüren sorunlarla yüzleşmemizi sağlayan bir kitap.

Ele alınan temalara göre sekiz bölümde de yazar Haemin Sunim okuyucularına kendi hayatından verdiği örneklerle bir nevi yalnız olmadığımızı aktarırken, hissettiğimiz ama dile getiremediğimiz bazı olumsuz duyguların üstesinden gelecek olan veya hayalini bile kurmaktan çekindiğimiz isteklerimizi gerçekleştirecek olan kişinin yine kendimiz olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Bunu da kendi tarzında, basit, dolambaçsız ve kısa mesajları ile yapıyor. 

Kendisi kitabın önsözünde sosyal medyayı çok aktif kullandığını ve buralardan sıkça sorular aldığını, kendisini bir ilham kaynağı olarak gören ve onun sözlerinden motive olduklarını belirten insanları dinlediğini bu kitabı da eğitimleri sırasında öğrendiklerinden aldığı notları bir araya getirerek takipçilerine ve biraz yavaşlayıp anın farkında olmayı isteyen kişilere yönelik kaleme aldığını belirtiyor. 

Yalnızca Yavaşladığında Görebileceğin Şeyler, ilk olarak 2012’de Güney Kore’de yayınlanıyor ve satış listelerinde üst sıralarda yer alarak 35 dile çevriliyor. Bu da insanların nerede olurlarsa olsunlar, nasıl bir yaşam sürerlerse sürsünler hissettiklerini bu hızlı hayat koşturmacası içerisinde düşünmeye vakit bulamadıklarını bir şekilde tekrar değerlendirme isteğini gözler önüne seriyor. Yazar, kitaptaki her bölümü bir metinle başlatıyor ve kaygı ve çaresizlik hissedilen anlarda okuyucularının yanlarında olacak, onlara eşlik edecek ve yalnız olmadıklarını hissettirecek şekilde tavsiye ve bilgelik sözcükleri ile devam ettiriyor. Kitap boyunca bölümlerle alakalı olarak Güney Koreli ressam Young Cheol-Lee’nin sakinleştirici eserleri de bizlere eşlik ediyor. O kadar naif çizimler ki bunlar, insanı sadece bu resimlere bakmak bile bir huzur duygusuna davet ediyor, durup üzerinde düşünmeye sevk ediyor.

Dinlen, Farkındalık, Tutku, İlişkiler, Sevgi, Hayat, Gelecek, Spiritüellik ve sonsöz olarak da Gerçek Yüzün isimli bölümlerden oluşan kitap, zihnimizi sadece dış dünyaya döndüğümüzde etkilendiğimiz sert rüzgarlar kadar içimize döndüğümüzde merkezimizi bulma ve durağanlıkta dinlenme ihtimalinin bulunduğunu bizlere hatırlatıyor. Okurken pek çok satırda kendinizi bulacağınızı ve pek çok satırın altını çizeceğinizden şüphem yok.

“Hayat, arkadaşlarına karşı yarıştığın bir yüz metre koşusu değil, kendine karşı yarıştığın ömürlük bir maraton”

Kitap bu kadar etkileyici olunca yazar hakkında da biraz araştırma yapmak kaçınılmaz oluyor. 1973 yılında Kore’de doğan Haemin Sunim, film üzerine eğitim görmek için Amerika’ya geldiğinde spritüal yaşam ile tanışmış bundan sonra da hayatı bu eğitime odaklanacak şekilde değişmiş. UC Berkeley, Harvard’da ve Princeton’da öğrenim gördükten sonra Kore’ye dönmüş ve resmi olarak keşişlik eğitimi almış. 7 yıl boyunca Amerika’da farklı üniversitelerde Budizm üzerine dersler veren Haemin Sunim, biraz yukarıda da bahsettiğim üzere sosyal medyayı çok aktif kullanan bir rahip. Twitter, Facebook ve Instagram hesaplarında milyonlarca takipçisi var, oldukça popüler. İnternette kendisinin pek çok videosunu ve podcastini bulabilirsiniz.

Kaynak: theguardian

Kendisinin Türkçe’ye kazandırılmış olan diğer kitabı Kendini Kusurlarınla Sev hakkında da ilerleyen süreçte bir yayın yapacağım. 

Şimdiden keyifli okumalar diliyor, bir başka yayında görüşmek üzere diyorum,

Hoşçakalın!

Kaynakça: 1, 2