Yukio Mişima – Dalgaların Sesi

Merhaba,

Yeni yayınımda Japon Edebiyatının sevilen isimlerinden Yukio Mişima’nın Dalgaların Sesi isimli eserini ele alacağım. Türkiye’de ilk kez Hürriyet Yayınları tarafından Zeyyat Selimoğlu çevirisiyle 1972 yılında yayınlanan eser, daha sonra Varlık Yayınları ve Can Yayınları tarafından da aynı çeviri ile basıldı.

Yukio Mişima tarafından 1954 yılında kaleme alınan Dalgaların Sesi, yazıldığı dönemle ilgili bir hikaye sunuyor okurlara. Kore Savaşı’nın sona erdiği ve etkilerinin Japonya’dan yavaş yavaş azalmaya başladığı dönemde şarkılar adası denilen Uta Jima’ya konuk oluyoruz. Tipik bir ada yaşantısında birbirini çok iyi tanıyan aileler, adayı çok iyi tanıyan bireyler bir arada yaşıyorlar. Ana kara ile bağlantısı çok sınırlı olan ve bu sınırlı dünya içinde ailelerin denize açılan erkekleriyle, denize dalan kadınlarıyla geçimlerini sağlayan bir ada Uta Jima. Hikayenin kahramanları da babasını kaybettikten sonra annesi ve kardeşinin sorumluluğunu üstlenen genç Shinji ile evlatlık verildikten sonra babası tarafından geri alınan genç kız Hatsue. Birbirlerini gördükleri andan itibaren birbirlerini sevmeye başlayan bu genç çift, küçük adada dedikodulara yol açsalar ve kızın babası tarafından görüşülmelerine izin verilmese de birbirlerini sevmekten vazgeçmiyorlar. Devamında kızın babasına bağlı gemilerden birine denizci olarak katılan Shinji burada babasının uyguladığı güven testine maruz kalıyor. Shinji’nin bu testten geçip geçemeyeceği romanın kırılma noktasını oluşturuyor.

Kitap konu itibariyle oldukça basit bir aşk hikayesi sunuyor gibi gözükse de dar açıdan Japon toplumu daha da geniş çerçevede ise ada yaşamının zorlukları, geçim şartları ve toplumsal düzen hakkında detaylı anlatımlar içermekte. Denizin insanlar üzerindeki etkisi ile doğa – insan etkileşiminin önemini oldukça yalın bir dille ele alıyor.

176 sayfadan oluşan romanı okurken dalga seslerini duyacağınız, tuzlu suyun tadını hissedeceğiniz ve fırtınanın yüzünüzü yakarcasına etkisini hissedeceğiniz bir dünya ile karşı karşıya kalacaksınız.

Blogumuzda Yukio Mişima’nın Yıldız isimli öyküsünden sonra ele aldığımız ikinci eseri Dalgaların Sesi oldu. Dilimize kazandırılan diğer eserlerini de zamanla okuyup yorumlamayı planlıyorum. Yukio Mişima okumalarına hangi eseri ile devam etmeli sorusuna yorumlarınızı bekliyorum.

Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere,

Hoşçakalın!

Takashi Murakami – Yıldız Bekçisi Köpek

Bir kaybın ardından neye tutunuruz? Tutunduğumuz şey cansız bir nesne de olsa, yaşayan bir varlık da olsa kendimizi nasıl teselli ederiz? Belki içimizde bir şeylerin parçalanması tuttuğumuz yasın hafiflemesini sağlıyordur, belki de tam tersini… Deneyimlemeden bilemeyiz… Bu mangada, kaybettiklerinin ardından Happy adlı köpeği ile uzun bir yolculuğa çıkan adama eşlik ediyoruz. 

Okumaya devam et Takashi Murakami – Yıldız Bekçisi Köpek

Natsuko İmamura – Mor Etekli Kadın

Merhaba,

Bu yayınımda sizlere tanıtmak istediğim eser Japon yazar Natsuko İmamura’nın Can Yayınları tarafından Ekim 2021’de yayınlanan ve orijinal ismi むらさきのスカートの女 olan Mor Etekli Kadın’ı. Mor Etekli Kadın dilimize Japonca orijinal dilinden Ali Volkan Erdemir tarafından çevrildi. 100 sayfadan oluşan eser, yazarı Natsuko İmamura’ya 2019 yılında Akutagawa Ödülü’nü getirdi.

Okumaya devam et Natsuko İmamura – Mor Etekli Kadın