Osamu Dazai – Yeşil Bambu ve Diğer Fantastik Öyküler

Merhaba,

İthaki Yayınları’nın başlattığı Japon Klasikleri serisinin ikinci kitabı ile Japon edebiyatı yayınlarımıza devam ediyoruz. Bu hafta Türkçe’ye pek çok eseri çevrilen ve Türk okuyucular tarafından oldukça sevilen Osamu Dazai’nin 2021 yılında Esmanur Yiğit ve Esranur Yiğit’in çevirileriyle yayınlanan Yeşil Bambu ve Diğer Fantastik Öyküler isimli öykü kitabını tanıtacağız.

Osamu Dazai’nin farklı yıllarda kaleme aldığı yedi öyküden oluşan bu eser, Japon kültürünün, toplum yaşamının, milli değerlerin ve tarihin tınısını taşıyor. Adeta Osamu Dazai’nin dizinin dibine oturup anlattığı birbirinden ilginç fantastik ögelerle dolu masalları dinliyoruz.

Yeşil Bambu (1945), Aşk ve Güzellik Hakkında (1939), Hazakura ve Sihirli Islık (1939), Onurlu Yoksulluk Hikayesi (1941), Denizkızı Denizi (1944), Romanesk (1934), Romantizm Feneri (1940-41) isimli öyküler birbirinden bambaşka dünyalar ve olaylar sunsa da birleştikleri nokta “insan” olmakta gizli. İnsanların farklı karakterlerden oluşmalarına rağmen istekleri, arzuları, hedefleri, açgözlülükleri aslında yüzyıllardan beri değişmeden süre gelen özellikleri. Bu yüzden her öykü aslında bizi, “insanı” anlatıyor.

Okuyanlar genellikle kendilerinde hüzünlü bir his bıraktığını ifade ederlerken, Osamu Dazai’nin yaşam öyküsüne de atıfta bulunmak gerekiyor. 1909 yılında Kanagi’de varlıklı bir ailede dünyaya gelen Dazai, yalnız geçen çocukluk yıllarında yazım serüvenine başlıyor. Yaşı ilerledikçe çeşitli edebiyat dergileri, gazetelerde yazarken Hirosaki Üniversitesi’nde edebiyat okumaya başlamasıyla kariyerinin de bu şekilde ilerleyeceği anlaşılmış oluyor. Bu dönemde asıl ilgisi Edo Dönemi kukla tiyatrosuna kaysa da en sevdiği yazarlardan olan Ryunosuke Akutagawa’nın 1927’deki intiharı onun hayatında bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor. Kendisi de 1929 yılında intihar girişiminde bulunsa da başarısız oluyor.1930 yılında üniversiteden mezun olunca bu kez Tokyo Üniversitesi Fransız edebiyatı bölümüne yazılıyor. Bu süre içerisinde tekrarladığı intihar girişimleri, ailesinin tamamen karşı olduğu bir görüşe dair siyasetin içerisine girmesi ailesi ile arasındaki zayıf bağları kopma noktasına getiriyor. Çeşitli hastalıklardan dolayı başladığı ağrı kesici ilaçlara zamanla bağımlı hale gelen Dazai, bir süreliğine akıl hastanesine kapatılıyor. Bu hayatına giren insanlar, eşleri onun yalnızlık duygusunu ve 1927’den beri defalarca denediği intihar etme arzusunu bastıramıyor. 1948 yılında intiharı “başarıyla” sonlandığında geride kendisini 20. yüzyılın en önemli yazarlarından birisi olarak tanıtacak pek çok eser bırakıyor.

Türkçe’ye çevrilen eserlerini şu şekilde sıralayabiliriz;

Kitap İsmiÇevirmenYayıneviYılı
Batan GüneşEsin Talu ÇelikkanYapı Kredi Yayınları1994
Batan GüneşEsin Talu ÇelikkanOlvido Kitap2016
Batan GüneşBilge ÇayOlvido Kitap2021
Mor Bir Serserinin Gezi NotlarıAslı BiçenYapı Kredi Yayınları2003
Mor Bir Serserinin Gezi NotlarıAslı BiçenDedalus Kitap2018
İnsanlığımı YitirirkenHüseyin Can ErkinKarakutu Yayınları2006
İnsanlığımı YitirirkenHüseyin Can ErkinJapon Yayınları2017
İnsanlığımı YitirirkenHüseyin Can ErkinSel Yayıncılık2020
İnsanlığımı KaybedişimEsmanur Yiğit – Esranur YiğitOlvido Kitap2021
Buruk AyrılıkHüseyin Can ErkinJapon Yayınları2017
Öğrenci KızBarış BayıkselCan Yayınları2020
Koş Melos!Didem İpekoğlu – Sinan CeylanOlvido Kitap2022
Yeşil Bambu ve Diğer Fantastik ÖykülerEsmanur Yiğit – Esranur Yiğitİthaki Yayınları2021

Osamu Dazai’nin eserleri hakkındaki tanıtımlarımızı sürdüreceğiz. Şimdiden herkese keyifli okumalar dileriz!

Türkiye’deki Japonca Bölümleri

Türkiye’de beş (5) Üniversitede uzmanlık alanı olarak Japonca okunabilmektedir. Bu üniversiteler, Japonca bölümlerinin kuruluş yılları sırasıyla aşağıdaki gibidir:

Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi
Doğu Dilleri ve Edebiyatları Bölümü, Japon Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı

Anabilim Dalı ile ilgili ayrıntılı bilgiye aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
http://japonoloji.humanity.ankara.edu.tr/anabilim-dali/

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Eğitim Fakültesi
Yabancı Diller Eğitimi Bölümü, Japon Dili Eğitimi Anabilim Dalı

Anabilim Dalı ile ilgili ayrıntılı bilgiye aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
http://yde.egitim.comu.edu.tr/japon-dili-egitimi-genel-bilgiler.html

Erciyes Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi
Doğu Dilleri ve Edebiyatları Bölümü, Japon Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı

Anabilim Dalı ile ilgili ayrıntılı bilgiye aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
https://edebiyat.erciyes.edu.tr/programlar/Japon-Dili-ve-Edebiyati/Edebiyat-Fakultesi/2/2135

Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi
Doğu Dilleri ve Edebiyatları Bölümü, Japon Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı

Anabilim Dalı ile ilgili ayrıntılı bilgiye aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
https://japondili.nevsehir.edu.tr/tr/hakkimizda

Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi, Yabancı Diller Fakültesi
Japonca Mütercim ve Tercümanlık Bölümü

Bölüm ile ilgili ayrıntılı bilgiye aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz. https://jde.asbu.edu.tr/tr/hakkimizda

Haruki Murakami – Kadınsız Erkekler

Aşk nasıl bir şey olursa olsun, sonuçta yani hep hüzünle bitiyor ya, ama tabi yani biz şunu da düşünemedik. Biz yarın hayatımızın böyle olacağını önceden biliyor olsaydık bile, yine böyle yaşamak isterdik. Şöyle oluyor… yani.. biri giriyor hayatına, diyorsun ki, tamam yani bundan sonra artık yalnızlık yok, iki(2) kişiyiz. Biz her şeyi iki(2) kişilik düşüneceğiz… Sonra çekip gidiyor hayatından. Tamam gidiyor yani, o zaman iki(2) idik, ben şimdi tekrar bir(1) kalacağım…. yani bir(1) kalmam lazım. Öyle olması lazım ama bir(1) de kalamıyorsun. Yarım kalıyorsun. Niye yarım kalıyoruz? Niye şimdi benim yarımımı alıp götürüyor? Giderken beni böyle yarım bıraktı diye düşünüyorsun. Ama sonra bir gün anlıyorsun ki, aslında tek kişiliktir. İnsan iki kişi olmak için sever, üç kişi olmak için sevişir. Yaşamak sonunda öldürür insanı ama insan öleceğine inandığı halde yaşamaya devam eder.

Aşk’ı yağmura benzetmek lazım. Hani göğüne bir türlü dönmeyi düşünemeyen yağmura. Aşk kovalamaktan çok kaçmaya, görmekten çok özlemeyi, dokunmaktan çok düşlemeyi sever. Öyle bir haindir ki bu aşk! Nerede imkânsız var ise gider onu sever. Aşk üzerine her şey söylenmiştir ama herkes tarafından değil. Şairler ve yazarlar takımından söylenmiştir. Onlar aşkı anlatmak için bu kelimelerden hep medet ummuşlardır. Yanlış, ters! Sözlerden çok gözlerdedir aşk. Aşkı anlamaya çalışmak en büyük hıyarlıktır. Kim anlamış ki biz anlayacağız. Sen aşıksın bir kere, o değil ki. Aşk var ya, bu namussuz aşk, gülün dikeni var diye üzülmekten ziyade bir diken çiçek açmış diye sevinmeye benzer. İlk bakışta değil, son bakıştadır aşk. Yani ayrılırken sana nasıl bakıyorsa, o kadar sevmiştir seni. İşte bu kadar, bilmem anlatabildin mi?

Bir kadını yitirmek, tüm kadınları yitirmek demek…

Bir gün sen de kadınsız erkeklerden olacaksın. O gün en ufak uyarı, küçücük bir ipucu vermeden; önsezi olarak hissettirmeden ya da içine doğmadan; kapını çalmadan, hiç beklemediğin bir anda seni bulacak. Bir köşeyi döndüğünde, aslında çoktan oraya varmış olduğunu anlayacaksın. Geriye dönmek mümkün olmayacak.

                               Haruki Murakami – Kadınsız Erkekler.