Hee Soo Lee – İslam ve Türk Kültürünün Uzak Doğu’ya Yayılması

Bugünkü yayınımızda Koreli yazarların araştırma eserlerinden birini ele alacağım: Lee Hee Soo’nun İslam ve Türk Kültürünün Uzak Doğu’ya Yayılması eseri.

Eserden önce yazar hakkında bilgi vermenin onun yazdığı eserin anlamlandırılmasında yardımcı olacağını düşünüyorum. Lee Hee Soo, Türk ve Kore milletlerinin unutulan ortak ve uzun geçmişlerinin tekrar hatırlatılmasına dair çalışmalarıyla bilinen bir akademisyendir. 

Yüksek Lisansını Hankuk Üniversitesi’nde (한국외국어대학교) 1982 yılında “Kore Kaynaklarına göre Müslümanların Kore ile İlk Münasebetleri” başlığı ile tamamladıktan sonra, doktorasını da bu konuyu genişleterek İstanbul Üniversitesi Genel Türk Tarihi Anabilim dalında 1987 yılında “İslam ve Türk kültürünün Uzak Doğu’ya yayılması : Kore’de İslamiyet’in Yayılması ve Kültürel Tesirleri” tez başlığı ile tamamlamıştır. 

Şu anda Hanyang Üniversitesi’nin (한양대학교) Kültürel Antropoloji bölümünde Profesör ve Üniversite Müzesi’nin direktörü olarak görev almaktadır. Türkiye – Güney Kore Dostluk Derneği’nin Başkanı da olan Lee Hee Soo akıcı Türkçesiyle Türkiye’de ve Kore’de aktif olarak Kore-Türk tarihine dair düzenlenen sempozyumlarda aranılan isimdir.

Kaynak: hanyang

Bugün ele alacağımız eseri onun 1987 yılında tamamladığı tezinin genişletilmiş versiyonu şeklinde 1988 yılında Türkiye Diyanet Vakfı yayınlarından çıkan İslam ve Türk Kültürünün Uzak Doğu’ya Yayılması isimli eseridir.

Eser, üç ana bölüm ve Kore savaşından sonra Türk askerleri aracılığıyla Kore’de tekrar başlatılan İslami faaliyetleri kapsayan bir ekten oluşmaktadır. 

Kronolojik olarak bölümlere ayrılan çalışmanın ilk bölümünde  8. ve 12.  yüzyıllar arası Deniz Yolu Temasları başlığında Karşılıklı Çin-Müslüman ve Kore münasebetleri ele alınırken, ikinci bölümünde ise 13 ve 16. yüzyıllar arası İpek Yolu Temasları ana başlığında Moğol- Türk Müslümanlar ve Kore ilişkileri ortaya konulmuştur.

Üçüncü ve son bölümde ise Pan İslamik Politika ve Uzakdoğu’ya İslamiyetin yayılması başlığı altında 19. yy ve 20. yüzyılın başlarında gelişen sürecin bir yansımasını ortaya koyulmuştur. 

Üçüncü bölüm özellikle Abdürreşid İbrahim’in Alem-i İslam isimli eserindeki Kore raporuna dair açıklamaları içerdiği için önem arz etmektedir. Çünkü Abdürreşid İbrahim’in bu eseri bir Müslümanın bakış açısından Kore’nin Japon sömürge dönemindeki durumu üzerine genel bilgiler veren ilk eser olarak literatürde önemli bir yer tutmaktadır

Ek bölümde ise Kore Savaşı ve Türkiye’nin bu savaşa katılımına dair Koreli bir araştırmacının bakış açısını yansıtan ayrıntıları içermektedir.

Eserin oluşturulmasında ele alınan kaynaklar incelendiğinde bu çalışmanın önemi bir kez daha ortaya çıkmaktadır. Çünkü bu eser Doğu kaynaklarından Çince kaynaklar ve Kore’nin hanedan yıllıkları, İslam kaynaklarından Arapça tercümeler, Batı kaynaklarından da Osmanlı,  İngiliz ve Fransız arşiv belgeleri değerlendirilerek yazılmıştır. 

Bunların yanı sıra yakın döneme değinilen kitabın son bölümünde Uzak Doğu’da Çin-Kore ve Japonya’da yaşayan Türklerin kültürel faaliyetlerinde önemli rol oynamış Kazan Türk liderleri ile yapılan röportajlara da yer verilmiştir.

Bu çalışma Kore ekseninde Uzakdoğu’da İslamiyet’in yayılmasına odaklanırken, Türk okuyuculara birbirinden farklı kaynaklar ile karşılaştırmalı olarak Uzakdoğu tarihine tanıklık etme imkanı sağlarken, Türk-Kore ilişkilerinin derinliğini ve bu ilişkinin etkileşimsel yönünü keşfetmelerini sağlıyor.

Uzakdoğu Çalışmaları adına, Türkiye’de Kore tarihine yönelik akademik çalışmalar çok sınırlı sayıda ve sınırlı konularda çerçevesinde devam ediyor. Dolayısıyla bu konuda Türkçe olarak yazılmış tarih araştırmalarının sayıca azlığı da göz önüne alındığında bu eser hem Uzakdoğu tarih ve kültürünü merak eden okuyuculara hem de bu alanda çalışma yapacak araştırmacılara öncü bir eser olarak karşımıza çıkıyor.

Basımından yaklaşık 30 yıl sonra ele aldığımız İslam ve Türk Kültürünün Uzakdoğu’ya Yayılması isimli eserini sizlerle paylaşırken Lee Hee Soo hocanın Türkçe literatürde yer alan diğer çalışmalarına ilerleyen yayınlarımızda tekrar yer vereceğimizi de belirtelim.

Sizler de eğer kitabı okuduysanız görüşlerinizi bu yayının altında bizlerle paylaşırsanız çok seviniriz.

Gelecek yayında farklı bir eser tanıtımda görüşmek üzere,

Hoşçakalın!

Youtube kanalımızda yukarıda okuduğunuz yazının podcastini dinleyebilirsiniz;

Hee Chul Lee – Siyasi, Ekonomik, Askeri ve Kültürel Açıdan Türkiye-Kore İlişkileri

Merhaba,

Bugün sizlere tanıtmak istediğim eser Türkiye-Kore ilişkilerinin tarihine ışık tutmayı amaçlayan ve bunu yaparken de iki ülke arasındaki ilişkilerin niteliğini ve ilişkilerdeki dönemler ile bunlara konu olan gelişmeleri saptamaya çalışan bir kaynak niteliğinde olan Lee Hee Chul’ün (이희철) Siyasi Ekonomik Askeri Kültürel Açıdan Türkiye Kore İlişkileri isimli eseri.

Öncelikle yazar hakkında size kısaca bilgi vermek istiyorum. Yazar Lee Hee Chul, Güney Kore Başkonsolosluğu’nda diplomat olarak Türkiye’de görev aldığı esnada Türkiye araştırmalarına önem vermiş birisi. 1984 yılında geldiği Türkiye’de Türkçe öğrendikten sonra Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde Uluslararası İlişkiler alanında 1988 yılında Türkiye-Kore ilişkileri (1950-1960) başlıklı tezi ile yüksek lisansını, daha sonra da 1994 yılında yine aynı üniversite aynı bölümünde bu kitaba da ismini veren “Siyasi, ekonomik, askeri ve kültürel açıdan Türkiye-Kore ilişkileri” isimli doktora tezini tamamlamış. Yayınlandığı dönemde Türkiye ve Güney Kore ilişkilerini bu derece detaylı olarak ele alan bir çalışma olmadığı için bu doktora tezi Türk-Kore ilişkilerini ele almak isteyen araştırmacılar için kaynak olabilecek şekilde sistemli bir şekilde hazırlanmıştır. Bu açıdan da Türk Tarih Kurumu yayınları arasında 2007 yılında kitap olarak basılarak okuyuculara sunulmuştur.

Kaynak: ancnews.kr

Bugün ele alacağımız Lee Hee Chul’ün doktora tezinin kitaplaştırılmış versiyonu toplamda 5 bölümden oluşan bir çalışma.

İlk bölümde “Türk ve Kore Kavimlerinin İlişkilerine Tarihi bir Bakış” başlığı altında Türk ve Korelilerin aynı menşeiden gelmeleri hakkındaki araştırmalara, dilbilim bakımından Türkçe ve Korece’nin benzerliklerine, iki ülkenin tarihi kaynaklarda birbirleri ile olan ilişkilerine detaylı bir şekilde yer verilmekte. Köken üzerine yapılan açıklamaların ardından “Günümüzde Türk Kore ilişkileri” bölümünde 1920 ve 1950 yılları arasında Kore basınına yansıyan Türkiye hakkındaki haberler aracılığı ile Kore halkının Türkiye’yi yakından tanıması hususuna ve Kore Savaşı’nın iki millet arasında doğurduğu dostane ilişkilere değinilmiş.

İkinci bölüm Türkiye Kore İlişkilerinin Genel Çizgileri başlığına sahip. İkinci bölüm altında verilmiş olan alt bölümlerde Türkiye ve Kore arasındaki diplomatik ilişkilerin kuruluşu, dostluk ilişkilerinin pekiştirilmesi, ilişkilerin çeşitlendirilmesi ve ekonomik işbirliğinin canlandırılmasına yönelik girişimler kronolojik bir sıra halinde detaylı bir şekilde incelenmekte.

Üçüncü bölüm Siyasi ve Askeri Açıdan Türkiye-Kore İlişkileri başlığında Kore Cumhuriyeti’nin kurulmasının ardından  Türkiye tarafından diplomatik olarak tanınması, başkonsoloslukların açılması ve anlaşmalar ile birlikte askeri ilişkilerde Türkiye’nin Kore Savaşı’na katılım kararı, askeri ataşelikler ve Kore Savaşı Gazilerinin faaliyetleri ele alınmakta.

Dördüncü bölüm “Ekonomik ve Kültürel Açıdan Türkiye – Kore İlişkileri”nden oluşmakta. Bu başlığın altında iki ülkenin üretim gücünün karşılaştırılması, dış ticaret, ekonomik ve teknik işbirlikleri ile kültürel kapsamda Kore’de yaşayan Türkler ve Türkiye’de yaşayan Koreliler hakkında bilgiler verilirken Türkiye’de ve Kore’de karşılıklı dil bölümlerinin açılım süreçlerine, olimpiyatlara ve dostluk derneklerine yer verilmiş.

Son ve beşinci bölüm ise Türkiye ile Kuzey Kore’nin İlişkileri başlığındadır. Burada iki ülkenin ilişkilerine genel bir bakış sunularak Kuzey Koreli ajanların düzenledikleri sabotaj saldırılarına karşı Türkiye’nin verdiği tepkiler incelenmiştir.

Türkiye’de Kore toplumunu farklı özellikleri ile tanıma imkanı sunan kitap aynı zamanda Güney Kore ağırlıklı olmak üzere iki ülkenin ilişkilerinin gelişim sürecini takip etmek açısından önemli bir araştırmayı ortaya koymaktadır. 

İki milletin de tarihi ve kültürel yakınlıklara sahip olduğunu ve bu dostane ilişkilerin her geçen yıl birbirinden farklı alanlarda gelişerek daha da yapıcı ve kalıcı bağlar kurulduğunu gözlemleme imkanı sağlamaktadır. Bir doktora tezi olarak düzenlendiği için akademik bir eser olarak kabul edilmesi onu anlaşılması zor bir kitap haline getirmemiştir. Kore’nin siyasi, ekonomik, kültürel ve askeri gelişimini bunun yanında Türkiye ile gelişen ilişkileri hakkında merak duyan okuyuculara yönelik çok yönlü bir eserdir. 

Hatta bu konularda daha fazla araştırma yapmak isteyen araştırmacılar bu çalışmanın sonunda bulunan bibliyografyadaki Türkçe, Korece ve İngilizce kaynak listesine ulaşabilir ve araştırmalarını sürdürebilirler. Akademik açıdan hala başlangıç döneminde sayılabilecek Kore-Türkiye ilişkilerinin araştırmalarına bir yenisini daha ekleyebilirler.

Lee Hee Chul, Türkiye’de iki ülke arasındaki ilişkiler üzerine yaptığı araştırmalarla sınırlı kalmamış ve Kore’de de bu konular hakkında pek çok eser yayınlamıştır. Türkiye ve Türk kültürünün Kore’de tanınmasında önemli bir rol oynamıştır.  Hatta bu eserlerinden 2002 yılında yayınlanan “Türkiye İslamin Nefes Aldığı Mitolojik ve Mukaddes Topraklar” isimli eseri Prof. Dr. Göksel Türközü’nün çevirisi ile 2013 yılında Ürün Yayınları’ndan Türkçe’ye kazandırılmıştır. Bu eseri bir başka yayınımızda sizlerle paylaşacağız.  

Gelecek yayında bir başka eserle daha görüşmek üzere,

Hoşçakalın!

Youtube kanalımızda yukarıda okuduğunuz yazının podcastini dinleyebilirsiniz;

Eunkyung Oh – Feminist Eleştiri: XX. Yüzyıl Türk ve Kore Romanında Kadın

Merhaba

Bu yayınımda sizlere tanıtacağım eser Oh Eunkyung’un (오은경) “Feminist Eleştiri: XX. Yüzyıl Türk ve Kore Romanında Kadın” isimli eseri. 

İlk olarak  2005 yılında Kemal Yayınları tarafından basılan eser, daha sonra Ürün yayınlarından tekrar basılsa da maalesef şu anda satışı bulunmamakta. Kütüphanelerden erişip okuyabileceğiniz eser toplamda 220 sayfadan oluşmakta.

Kitabın yazarı Güney Koreli Oh Eunkyung’un kitabını Türkçe olarak kaleme almasının arkasındaki neden yüksek lisans ve doktorasını Türkiye’de yapması ve Türkçe’yi çok iyi derecede bilmesinde yatıyor. Yazarın kariyerine baktığımızda lisans eğitimini (1987-1991) Hanguk Yabancı Bilimler ve Araştırmalar Üniversitesi Türkoloji bölümünde tamamladığını görüyoruz. Yüksek lisans eğitimini, Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde Türk Basınında ve Edebiyatında Kore Savaşı isimli tezi ile 1994’te, doktora eğitimini de yine Hacettepe Üniversitesi’nde bugün sizlere tanıtımını yapacağım kitaba da konu olan Türk ve Kore Romanında Kadın isimli tezi ile 1999 yılında tamamlamıştır.

Verdiği röportajlarında Türk kültürü ve kadın üzerine çalışmalarına başlangıcı hakkında lise yıllarında okuduğu Batı edebiyatından romanlar arasında dikkatini hiç Türk romanı olmamasının çektiğini, bu konuda Kore’nin henüz bir girişimde bulunmadığını anladığı için çalışmalarını Türk kültürü üzerine sürdürmeye karar verdiğini ifade ediyor. Gerçekten de bu kararından hiç vazgeçmiyor ve Kore’de Türk kültürü üzerine araştırmalarını yapan ilk kadın Koreli Türkolog olarak Türkiye ve Kore’nin hem ortak kültürel bağlarını hem de tarihsel öğelerden gelen benzerliklerini çalışarak iki ülkenin birbiri ile yakınlaşması adına hayatını adıyor.

Hatta Türk kültürünü ve dünyasını anlamak için dünyada Türklerin yaşadığı diğer ülkeleri de ziyaret edip araştırmalar yapıyor. Bu konuda Özbekistan’da yaptığı çalışmalar ile Türk kültürü üzerine yaptığı doktora tezi ile ikinci doktorasını tamamlayarak Özbekistan’da devlet doktorasını alan ilk yabancı akademisyen oluyor. Şu anda Dongduk Kadın Üniversitesi (동덕여대) Türkoloji bölümünde akademisyen olarak görev alan Oh EunKyung, aynı zamanda Dongduk Kadın Üniversitesi’ne bağlı Kore Cumhuriyeti Avrasya Türkoloji Araştırmaları Enstitüsü’nün de müdürü konumunda.

Feminist Eleştiri: XX. Yüzyıl Türk ve Kore Romanında Kadın, isimli kitabının giriş bölümü, iki ülkede geleneksel ve toplumsal açıdan kadının statüsü ve modernleşme ve kadının statüsü isimli bölümlerden oluşuyor. Bu bölümlerde geleneksel değerler içerisinde kadının toplumsal statüsünün yanında Türkiye’de ve Kore’de modernleşme süreçlerinde kadının toplumsal statüsünün değişimi ortaya konulmuş.

Kitabın 1. Bölümü Türk ve Kore Romanlarında Kadın başlığında olup Halide Edip Adıvar, Orhan Kemal, Reşat Nuri Güntekin gibi Türk edebiyatının önde gelen yazarlarının romanlarından örnekler verilerek zenginleştirilmiş. 1. Bölümün devamında Kore romanındaki kadının durumuna yine Kore edebiyatının önemli yazarlarının romanlarından bir bakışı görüyoruz.

Kitabın 2. bölümünün başlığı ise Türk ve Kore romanlarının kadın karakterler bakımından değerlendirilmesi. Bu bölümde kadın karakterlerin fiziki özellikleri, dilleri ve üslupları, karşılaştıkları durumlar ve bu durumlara tepkileri konularına yer verilmiş. 

Özellikle Türk toplumunda Osmanlı dönemi kültürünün ve Kore toplumda Konfüçyanizm’in kadını nasıl konumlandırdığı konusunda karşılaştırmalı bir edebiyat çalışması olarak Kore toplumunu anlamak isteyen Türk okuyucuların mutlaka okumaları gereken bir eser olarak değerlendiriyorum.

Oh Eunkyung hoca, Kadın araştırmalarının yanı sıra edebiyat alanında da iki ülkenin birbirini tanıması için edebiyat çevirileri ile de aktif bir şekilde çalışmalarını sürdürüyor. Özellikle Yaşar Kemal romanlarının, Murat Tuncel ve Hakan Günday’ın eserlerinin Korece’ye aktarılması ve Koreli okuyuculara tanıtılması konusunda çok önemli adımlar atarken Koreli şairlerin kitaplarının Türkçe’ye aktarılmasında da yine Oh Eunkyung hocanın ismini görüyoruz.

Türkçe’ye kazandırdığı eserler arasında şair Ko Un ve geçtiğimiz yayınlarda sizlere tanımını yaptığım şair Kim Ji ha’nın şiir kitapları var.

Bu yayınımda Türk ve Kore arasında edebiyat ve kültürel olarak bir bağ kurarak iki ülkenin ilişkilerinin geliştirilmesi için çalışmalar yapan Eun Kyung hoca ve onun doktora tezinden kitaplaştırılarak basılan Feminist Eleştiri: XX. Yüzyıl Türk ve Kore Romanında Kadın isimli eseri sizlere tanıttım.

Kendisinin Yüksek lisans tezinin temel alınarak basılmış olan Türk edebiyatında Kore Savaşı isimli kitabının bulunduğunu ve Kore’yi Tanıyarak Korece Öğrenelim kitabının yazarları arasında olduğunu da ekleyelim. Bu kitaplar hakkındaki tanıtımlarımı  ilerleyen yayınlarımda yapacağım.

Bir sonraki yayında görüşmek üzere.

Hoşçakalın!

Youtube kanalımızda yukarıda okuduğunuz yazının podcastini dinleyebilirsiniz;